|
SEPETÇiOGLU_ YAYLA-SENLiKLERi |
|
Written by acerkesli
|
|
Tuesday, 01 January 2008 |
DUYURU Köyümüzün adı SEPETÇİOĞLU KÖYÜ olarak değiştirildi. İsim değişikliği ile ilgili karar 09.10.2008 tarihinde İl Genel Meclisi tarafından da onaylandı. Değişiklikle ilgili bilgi 10.10.2008 tarihli Kastamonu Gazetesi ile tüm Kastamonululara ve ülkemize duyuruldu. Sepetçioğlu türküsü ve oyununun ilham kaynağı olan SEPETÇİOĞLU OSMAN EFE nin köyü ve köylüleri bu haberle tüm Türkiye tarafından daha iyi tanınacaktır. İsim değişikliğini yaparak bizler üzerimize düşen görevi yaptık. Bundan sonra yapılacak hizmetler yetkililere aittir. Bütün köylülerimizin ortak arzusu ile yapılan bu isim değişikliğinin köyümüze ve halkımıza hayırlar getirmesini diliyorum. DUYURU 10 Ekim 2008 Cuma günü TEDAŞ Elektrik kurumu Teknik Müdürü Sayın Mustafa TAMEL beyi festival alanımız olan yaylaya götürdüm. Amacımız yaylaya köyden elektrik götürmekti. Yaptığımız inceleme sonucu köyden yaylaya kadar olan mesafe iki kilometreden fazla olup, 50 metreye bir direk dikilince 40 adet direk gerekiyor. Kablosu, iletkeni, izolatörü vb. masraflarla bir direk bir milyara mal oluyor. Bu nedenle kısa zamanda elektrik çekmemiz mümkün görülmüyor. Ancak , KÖYDESİN bütün köylerin tesisatlarının yenilenmesi ve alüminyum direk dikme projesi var. Böyle bir uygulama başladığında çıkan eski direklerle ve parçalarla yaylaya elektrik götürme mümkün olabilecektir. Şimdilik yine jeneratörle idare edeceğiz. Bu amaçla köyümüze kadar giderek gereken ilgi ve alakayı gösteren Sayın Mustafa Tamel müdürümüze teşekkür ederiz. Elektrik çekilene kadar jeneratör vermeyi de kabul etmişlerdir. DUYURUSitemize “KASTAMONU’DA YEREL GAZETELER” adı ile bir bölüm ekledik. Bu bölümde, İlimiz ilçemiz ve köyümüzden son haberleri bulabilirsiniz. Ayrıca Kastamonu radyolarını dinleyebilir, Kastamonu Valiliği, Kastamonu Belediyesi ve Kastamonu Üniversitesi ile ilgili bilgilere ulaşabilirsiniz. DUYURU - Festivalde çektiğiniz siz ve köyümüze ait resimleri gönderin. sitemizde paylaşalım- “Doğal Güzelliklerimiz” diye yeni bir bölüm ekledik. Bu bölümde köyümüz ve çevresinde yetişen bitkiler ve doğal güzelliklerin resimlerini bulacaksınız. Resimlerin üzerine tıklayarak büyütebilirsiniz. TEŞEKKÜR Köyümüzde bir ilk olarak 3 Ağustos 2008 de “SEPETÇİOĞLU FESTİVALİ” düzenledik. Bu festival çevremizde şimdiye kadar yapılanların en görkemlisi idi. Böyle bir festivalde ilçe yöneticilerinin yanımızda yer alması bir ilkti. Tabi bunda, Sepetçioğlu adının bir simge olmasının rolü büyüktür. Bu simgeyi kullanarak devlet desteğini aldım. Sizlerin yoğun ilgisi sonucu köyün isim değişikliğini gerçekleştirdik. Bundan sonra devlet daha çok yanımızda olacaktır. Çünkü Sepetçioğılu Osman Efe yalnız bizim gururumuz değil, tüm ilçeleri ile Kastamonu’nun gururudur. Bolu için Köroğlu, Sivas için Âşık Veysel, Sivrihisar için Nasreddin Hoca, Aydın için Çakırcalı Mehmet Efe ne ise, Kastamonu için Sepetçioğlu O’dur. Yayla şenliğimizde ufak tefek aksaklıklarda olsa muhteşemdi. Bunu ben söylemiyorum. Festivale katılan bütün misafirler ve protokolda bulununlar söyledi. Özellikle ilçe kaymakamı, belediye başkanı, Fazıl Bayraktar Paşa, Nail tan, Eyüp Akman gibi değerli konuklarımız sizler adına bana teşekkürlerini ve memnuniyetlerini bildirdiler. Bu durum hala konuşuluyor. Ancak, yemek dağıtımındaki düzensizlik, sıraya girmeme ve uyarılara rağmen katılan halkımızın bazılarının yerlere çöplerini atıp toplamadan öylece bırakıp gitmesi hiç şık olmadı. Ankara, İstanbul gibi kültür şehirlerinde yaşamış bu insanlara bu davranış yakışmadı. Buna rağmen kurallara uyan ve gitmeden önce çevre temizliğini yaparak medeni bir davranış gösteren tüm halkımıza teşekkür ediyorum. Zaten bize yakışan budur. Bu olumsuz davranışlar inşallah seneye tekrarlanmaz. Bütün bunlara rağmen kavgasız, gürültüsüz, kazasız, belasız bir festival yaptık. Allah nasip ederse seneye düzenleyeceğimiz festivalin tarihi sizlere çok önceden duyurulacaktır. Belirleyeceğimiz tarihe göre yıllık izinlerinizin bir kısmını mutlaka köyünüze ayırın. Çünkü erken ayrılmanızdan dolayı birçok şeyi planlayamadık. Ama yıllık izinlerinizi festivale göre ayarlarsanız, yaylada çadır kurma veya evlerde kalarak günlerce eğlenme, ay ışığında geceleri gezme, sine vizyon gösterileri gibi etkinlikler yapma fırsatımız doğacaktır. 2009 yılında yapacağımız festivalden önce ilimiz yöneticileri ile temas kurarak; köyümüz de bir müzenin açılması, yollarımızın kumlanması, yaylaya elektrik çekilmesi, sanatçı temini, konularında sizler adına isteklerimi ileteceğim. Gerekli hassasiyetin gösterileceğine inanıyorum. Seneye yapacağımız programın birinci günü mevlit okutmak, ikinci günü yani Pazar günü eğlence yapmak gibi fikirler ortaya çıktı. Bu görüşlerin yanında sizlerin farklı görüş ve öneriler olursa ve festivalde çektiğiniz resimlerin sitede yayınlanmasını istiyorsanız
This e-mail address is being protected from spam bots, you need JavaScript enabled to view it
da bana iletmeniz yeterli olacaktır. Göndereceğiniz resimler belli sürelerde ve belli aralıklarla yayınlanacaktır. Sizler gittikten sonra köyün içinde ve başındaki bazı virajlar düzelttirildi. Soğuk suyun başına yol yapıldı. Yaylaya elektrik çekilmesi ve çaya köprü yapılması konularında gerekli çalışmalara başladım. Köprü konusu İl Meclisinde görüşüldü, büyük ihtimalle 2009 yılına yapılacak. Saygılarımla Abdullah Çerkeşli Csm : 0 543 895 84 53 İş : 0 366 214 24 96 E-Mail :
This e-mail address is being protected from spam bots, you need JavaScript enabled to view it
Web : www.abdullahcerkesli.com |
|
Last Updated ( Monday, 20 October 2008 )
|
|
|
SEPETCi OGLU TÜRKÜSÜNDE GECEN KiSLA ÖNÜ NEREDE? |
|
Written by acerkesli
|
|
Monday, 09 August 2004 |

Sepetçioğlu türküsünde geçen "kalk gidelim kışla önü aşağı" mısrasındaki KIŞLAÖNÜ, Kastamonu merkezdeki Kışla Parkı değil, Hacıoğlu köyü'nde SEPETÇİOĞLU'nun Konağı'nın (kışlasının) bulunduğu yerdir. |
|
Last Updated ( Friday, 11 January 2008 )
|
|
|
TiRiDiNE BANDIM TÜRKÜSÜNÜN HiKAYESi |
|
Written by acerkesli
|
|
Monday, 09 August 2004 |
|

TİRİDİNE BANDIM TÜRKÜSÜNÜN HİKAYESİ Türkü hakkında değişik rivayetler vardır. Birinci rivayete göre bir sohbet esnasında iki aşık asında yarışma yapılırken bu sözler meydana çıkmıştır. İkinci rivayet ise şudur: "Aşığın biri Öteyüz'e giderken Fazlı isminde bir çobanla karşılaşır. Çoban orada sığır otlatmaktadır. Aşığı elinde saz ile görmüştür. Kendisi de yalnızlıktan canı sıkılmıştır. Aşığı yanına çağırır, kedisine bir şeyler çalmasını ister. Aşık pekâlâ der, fakat aklına çalacak bir şey gelmez. Tam o esnada aşık, vatandaşın birisinin öküzleri ile beraber çift sürmeye gittiğini görür." Bundan esinlenerek: Sabahleyin erken çifte giderken, Öküzüm torbadan düşmüş gördün mü? Amanın Fazlım. Daha sonra sığırların içerisindeki mandaya gözü takılır. Manda yuva yapmış söğüt dalına, Yavrusunu sinek kapmış gördün mü? Amanın Fazlım. Dönüşte bir sohbet esnasında bu durumu dile getirir. Halk arasında hikaye şeklinde söylenir. Musiki Cemiyetinin kurulmasından sonra Hakkı Berber bu sözleri toplayarak bir araya getirir İsmail Okur (Nayıpoğlu)’da tiridine bandım nakaratını ekleyerek bestesini yapar. Mustafa Başefe (Akçak) ve arkadaşları da bunu oyuna dönüştürerek folklorumuza kazandırırlar. O günden bu güne çalınır, söylenir, oynanır. Açıklama 1: Manda serin yeri seven ve sürekli su içinde kalmaktan hoşlanan bir hayvandır. Dolayısıyla suyun çok olduğu yerde söğüt çok güzel yetişir ve serpilir. Söğüt ile manda arasında ortak yan sudur. Mandanın olduğu yerde söğüt de bol bulunur. Mandanın derisi kalın olduğu için sinek mandanın derisine diş geçiremez. Ama yavrusu için aynı şeyi söylemek mümkün değildir. Manda yavrusunun derisi henüz çok taze ve ince olduğu için sinekler mandaya değilde yavrusuna hücum eder. Yani; Manda yuva yapmış söğüt dalına Yavrusunu sinek kapmış gördün mü Açıklama 2: Bir kişi karşı cinsten birisine aşık olur. Ama tek taraflı bir sevgi bu. Halbuki karşıdakinin başka bir sevdiği vardır. Onunla evlenmek ister. Bir türlü onu ikna edemez ve yapar türküsünü; Öyle ya ona göre sevgilisinin aşığı kaba saba manda gibi birisidir. Sevdiği ise söğüt dalı gibi ince ve narin. Açıklama 3: Türkü yapıcı bir mizah yapmıştır. Çünkü, manda gibi ağır ve hantal bir hayvan kuş gibi çıkıp söğüt dalına yuva yapamaz. Sinek denilen o küçücük haşerat ise manda yavrusunu yiyemez. TÜRKÜNÜNTAMAMININ SÖZLERİ İSE ŞÖYLEDİROf oooof (Hey Heeey) Sabahleyin erken çifte giderken amman amman Öküzüm torbadan düşmüş gördün mü amanini yandım
Amanini amanini amanini yandım Tiridine tiridine tiridine bandım Bedava mı sandın para vidim aldım Of oooof (Hey Heeey) Manda yuva yapmış söğüt dalına amman amman Yavrusunu sinek kapmış gördün mü amanini yandım Nakarat Of oooof (Hey Heeey) Aşağıda pınar güzellerin yoludur amman amman Tosya’da kuşağı ince belin gülüdür amanini yandım Nakarat Of oooof (Hey Heeey) Aşağıdan geliyor Türkmen koyunu amman amman Selviye benzettim yarin boyunu amanini yandım
Of oooof (Hey Heeey) Aşağıdan geliyor al yeşil bayrak amman aman Sen kimin yarisin her yanın oynak amman amman Nakarat Of oooof (Hey Heeey) Sabah erken ezan okurken amman amman Müezzin minareden uçmuş gördün mü amanini yandım Nakarat Of oooof (Hey Heeey) Neler geldi neler geçti felekten amman amman Un elerken deve geçti elekten amanini yandım Nakarat (Düğünlerde bağlantıdan sonra söylenir) Tiridine tiridine suyuna da bandım Para vidim aldım bedava mı sandın Oğlan bizim kız bizim Halt (bok) yeme derviş tekkeyi bekle İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Musikisi Devlet Konservatuarı Sanatçı Öğretim Görevlisi İrfan Kurt, ''Halk kültüründe hiciv ve 'Manda Yuva Yapmış Söğüt Dalına' gerçeği'' adlı makalesinde, Türkünün Kastamonu'nun Tosya ilçesinden derlendiğini, türküde anlatılmak istenenin ne olduğunun anlaşılabilmesi için, hem türkünün çıkış nedeninin hem de yöresel özelliklerin bilinmesi gerektiği vurgulanıyor. Türkünün hikâyesi şöyle anlatılıyor: ''Dönemin beyi tarafından halk ozanlarının yönetim aleyhine söz söylemeleri yasaklanmıştır. Bu yasağın yanı sıra saz çalıp türkü söyleyen ozana bir eğlencede kendilerine türkü çalması emrivakisi yapılmış, bir kenara da kuru ekmeklerden oluşan yemek konmuştur. Bu ortamda bu türkünün çıktığı söylenmektedir. Ozan da kendisine yapılan bu haksızlığı onlarla dalga geçerek dile getirmiştir.'' Manda Söğüt dalına nasıl yuva yaptı? Bazı kişiler tarafından saçma bulunan 'manda yuva yapmış söğüt dalına' sözlerinde anlatılmak istenen ise şöyle ifade ediliyor: ''Tosya bilindiği gibi pirinci ile ünlüdür. Çeltik tarlalarının sürülmesinde kullanılan manda yazın sıcağında göletlere yatarak az kıllı olan derisini hem serinletmek hem sineklerden korumak amacıyla çamura bular. Bunun için de göletlerin ve çeltik tarlalarının kenarlarında bulunan ve dalları da suyun içine kadar uzanan salkım söğütlerin dalları üzerine, gölgesine yatar. İşte mandanın söğüt dalına yuva yapması budur.'' 'Yavrusunu sinek kapması' ifadesinin de yavrunun sinek tarafından ısırılması anlamı taşıdığının belirtildiği makalede, çünkü yörede 'kapmak' sözünün ısırmak anlamında kullanıldığı, bir tür sineğin hayvanların kuyruk altlarına girip ısırmasının hayvanı delirten ve oradan oraya sıçratan bir olay olduğu belirtiliyor. Türküdeki sözler ve anlatılmak istenenler; Ardından ''gördün mü?'' sözcüğü ile türküye devam edip akıl almaz olayların olduğunu vurgulayıp alay etmek amacı taşıdığının kaydedildiği makalede, türkünün anlamı hakkında şu bilgiler veriliyor. İkinci kıtadaki 'Öküzün torbadan düşmesi' ise öküzlerin hem yemlenmesi, ekine zarar vermemesi, hem de zaman kazanmak için boyunlarına takılan yem torbasının öküzün boynundan çıkması ve öküzün yemeden içmeden kesilmesi anlamını taşır. Üçüncü kıtadaki müezzinin minareden uçması da erenlere karışması, ermesi anlamındadır. Bağlantı bölümünde de tirit yemeğini emeği karşılığı hak ettiğini anlatıyor. Türkü baştan sona doğruları anlatıyor. Türkünün baştan sona içinde doğruları anlatan fakat ilk bakışta anlamsız gibi görünen bir ifade taşıdığının belirtildiği makalede, türküde ozanın ince zekâsı ile hiciv sanatının çok güzel bir örneğini sunduğu belirtiliyor. Türküde, özellikle farklı anlam taşıyan kelimeler seçildiğinin, kendine yapılan haksızlığa onlarla alay ederek, dalga geçerek cevap verildiğinin anlatıldığı makalede, ayrıca türkünün melodik açıdan da çok zengin ve hoş ritmik bir yapısının bulunduğuna dikkat çekilerek, bu nedenle üç kuşaktır halk müziği sanatçıları tarafından okunduğu vurgulanıyor. |
|
Last Updated ( Friday, 08 February 2008 )
|
|
|
HACiOGLU KÖYÜ NEDEN ÖNEMLiDiR? |
|
Written by acerkesli
|
|
Thursday, 08 November 2007 |
|
HACIOĞLU köyünün önemi sadece ismini Oğuzlardan alması veya eski bir yerleşim yeri olması değildir. Köyümüzü önemli kılan esas neden; Kastamonu’nun gurur kaynağı olan SEPETÇİOĞLU OSMAN EFE’nin bu köyden olmasıdır. |
|
Last Updated ( Friday, 11 January 2008 )
|
|
|
SEPETÇiOGLU OSMAN EFE iHSANGAZi iLÇESiNiN HACIOGLU KÖYÜNDENDiR |
|
Written by acerkesli
|
|
Monday, 09 August 2004 |
{mosimage |
|
Last Updated ( Friday, 23 May 2008 )
|
|
| |