YASAL UYARI

Tüm hakları saklıdır.Kaynak kişi gösterilerek sitedeki bilgilerden faydalanılabilir.
 

ANKET

Sepetçioglu'nun tanitimi için web sitesi gerekli mi?
 

KULLANICI MENüSü

ÜYE GiRiSi






Şifrenizi mi kaybettiniz?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

ZİYARETÇİ SAYISI

Bugün6
Dün19
Hafta25
Ay148
Toplam12914

SiTEMiZDEKi KiSi SAYISI


ANASAYFA
SEPETÇiOGLU YAYLA ŞENLiKLERi
Yazan acerkesli   
Tuesday, 01 January 2008
                               

DUYURU

         24 Temmuz 2010 günü gerçekleştirdiğimiz Sepetçioğlu Yayla Şenliği programına uzaktan ve

yakından gelerek katılan tüm eş, dost, misafir ve köylülerimize teşekkür ederiz.

 

         Programın gerçekleşmesinde emeği geçen Nahit SEPETÇİ, Muhtar Murat DOGAN, Mustafa

ÇOLAK (KÜPELİ), Mehmet DOĞAN, Ahmet ÇERKEŞLİ, Zahit SEPETÇİ, Hüsnü SEPETÇİ, Sadık

DOĞAN , Abdullah DOGAN (Sadık’ın oğlu) Abduş DOĞAN, Şevki SAVRAN, Ali KEPENEK,

 

Satılmış ÖNCEL ve ismini hatırlayamadığım katkısı olan herkese teşekkür ederiz.        

 

                                                                                                         Örnek Resim

                                                      ÇEVREMİZDE YETİŞEN ŞİFALI BİTKİLER  

      İlkbahar geldi. Köyümüzde Birçok bitki türleri yetişti. Bu bitkilerin bir kısmı şifalıdır.      

   Şifalı bitkiler,  insan sağlığına büyük katkılar sağlamakta ve yaşamımızı kolaylaştırmaktadır. Kabul edilmelidir ki şifalı bitkiler, kanserden kalbe, ülserden migrene kadar birçok hastalığın çaresi ve cilt güzelliğinin vazgeçilmezidir.  

   Şifalı bitkileri en ince ayrıntısına kadar incelemek ve bu bilgileri sizinle paylaşmak için köyümüz ormanlarında, yaylalarında ve çeşitli kaynaklarda bitkiler üzerine birkaç yıldır çalışmalar yapmaktayım.

   Amacım;  gerek pratik, gerekse modern tıp için ortaya çıkan bitkilerle tedavi yöntemlerini araştırıp sizlere sunmaktadır.  

     Ancak unutulmamalıdır ki şifalı bitkilerle, kesinlikle tek başımıza teşhis ve tedaviler uygulamamalı, öncelikle doktor kontrolünden geçtikten sonra yan ürün olarak şifalı bitkilere başvurulmalıdır. Çünkü şifalı bitkiler faydalı olduğu kadar kontrolsüz kullanıldığında ölümlere varacak kadar kötü sonuçlar doğurabilmektedir.

                                     

                                            Bitki çayları nasıl hazırlanmalı?

     Öncelikle kullanacağımız bitkinin özelliklerini bilmeliyiz. Aradığımız bitkinin tam olarak o bitki olup olmadığından iyice emin olmalıyız.  

     Eğer satın alıyorsak; Satın aldığımız bitki temiz mi?  Uygun zamanda mı toplanmış, küf var mı? Ömrü bitmiş mi? Bu gibi hususlara dikkat etmeliyiz. Toplanmış ve kurutulmuş bir bitkinin ortalama ömrü 18 aydır. Taze olanını satın almalıyız.

                                             Bitki Kurutma Koşulları       

       Topladığınız bitkilerde kurutma çok önemlidir. Bitkinin terkibinde bulunan maddelerini kaybetmemesi için kurutma koşullarının yerinde olması lazım. Söz gelimi, bitkinin kök kısımları güneşte, çiçekler ise gölgede ve rüzgârda kurutulmalıdır.   

   

        Köyümüzde yetişen ve her an bulabileceğiniz bazı bitkilerin faydalarını sizlere sunuyorum.     

     Sarı Kantaron çayı- Kırmızı, sarı, mavi nadiren de beyaz çiçekler açar. Orman kenarına yakın tarlalarda bulunur. Hekimlikte sarıçiçekli olanı kullanılır.    

    İyi geldiği hastalıklar: Ciddi derecedeki depresyon hastalarının en büyük sıkıntısı olan uyku düzensizliklerini tedavi eden özellikleri vardır.  Menopozda sıkça görülen endişe ve sıkıntıları giderici olarak kullanılır.  Heyecanı yatıştırıcı ve sakinleştirici özelliği vardır. Ağrı kesici etkisi vardır. Hazmı kolaylaştırıyor. Ülsere iyi geliyor. İdrarı söktürür. Kendinizi daha iyi hissetmenize yardımcı olur. Ateşi düşürür. İshali keser. Balgamı söktürür.

1 bardak kaynar suya 1–2 çay kaşığı kurutulmuş sarı kantaron koyup 10 dakika demlenmesini bekleyin ve sonra için. 4 ile 6 hafta boyunca günde 1 veya 2 bardak bu çaydan içilirse son derece etkili olur.

Not:Eğer hamile iseniz sarı kantaron kullanmayın ve kullanırken şiddetli güneş ışınına maruz kalmayın. çünkü bu bitki cildi güneşe karşı hassaslaştırmaktadır.

Sarı Kantaron’dan yapılan yağ yaralarda yanıklarda, harici olarak kullanılabilir.

Yağ Nasıl Hazırlanır? Güneşli havada toplanmış çiçekler, gevşek biçimde bir şişeye doldurulur ve üzerine sızma zeytinyağı eklenir. Zeytinyağı çiçekleri örtmelidir. Mayalanma süresi olan 3–5 gün süresince şişenin kapağı açık tutulur ve arada bir çalkalanarak, güneşli bir yerde bekletilir. Daha sonra şişenin kapağı kapatılır ve 4–5 hafta boyunca, arada bir çalkalanarak güneşte bekletilir. Süre sonunda süzülür ve koyu renkli şişelere doldurularak saklanır.       

   Adaçayı30–70 cm boyunda olan bitkinin menekşe renkli çiçekleri halka dizilişlidir. Karşılıklı olan beyaz keçeli yaprakları gümüş gibi parıldar ve acımtırak, ıtırlı bir koku yayarlar.

Toplama/Kurutma: Bitki yaprakları çiçeklenme öncesi, Mayıs-haziran aylarında toplanır. Etken maddelerinin doruğa ulaştığı öğlen saatlerinde toplanan yapraklar, gölgeli ve havadar bir yerde kurumaya bırakılır.  İyice kuruduktan sonra ince kıyılarak, hava almayan kaplarda saklanır.

Adaçayı sıkça içildiğinde tüm bedeni güçlendirir, kalp krizi tehlikesini azaltır ve kötürümlüklerde çok yaralıdır. Gece terlemelerinde ve aşırı terlemelerde, lavanta çiçeğinin yanı sıra, yardımcı olabilecek tek bitkidir.Adaçayı, karaciğerle ilgili tüm rahatsızlıkları giderir. Gazları yok eder. Kan temizleyici etkisi vardır. Solunum organlarını ve mideyi balgamsı salgılardan temizler, iştah açıcıdır. Mideyi ve bağırsakları rahatlatır, Kramp çözücü etkisi sayesinde, ishalde çok rahatlatıcıdır. Böcek sokmalarında, sokulan bölgeye adaçayı yaprağının tozu uygulanır. Gebelik sürecinde kullanılmaz. Annelerin süt üretimini durdurur. Önerilen dozajlara uyulduğunda, bilinen başka bir yan etkisi yoktur.    

 Kullanım Biçimleri:

  Çay hazırlamak:  Yarım veya bir tatlı kaşığı dolusu ince kıyılmış kuru yaprak, bir su bardağı dolusu kaynar suyla haşlanır ve üstü kapalı olarak 10 dakika demlendikten sonra süzülür. Günde 2–3 bardak içilir. Taze bitki kullanılması durumunda 4–5 dakika demleme süresi yeterlidir.

      

 Çalkalama/Gargara:  2–3 tatlı kaşığı kurutulmuş ve ince kıyılmış yaprak, 2 bardak soğuk suya eklenir ve ateşe konur. Kaynamaya başlayınca ocaktan indirilir ve üstü kapalı olarak 15 dakika demlendikten sonra süzülür. Günde pek çok kere 5–10 dakika süreli gargaralar yapılır.

   Adaçayı Sirkesi:  Geniş ağızlı bir şişe, çayır adaçayı çiçeği ile doldurulur, çiçeklerin üstüne çıkacak kadar doğal üzüm sirkesi eklenir ve şişe 14 gün güneşte veya sıcak bir ortamda, arada bir çalkalanarak bekletilir ve süzülür.

    Ihlamur çayı- İyi geldiği hastalıklar: Soğuk algınlığı ve öksürüğe iyi geliyor. Yatıştırıcı etkisi var. Çarpıntıya iyi geliyor, rahatlatıyor. Uykusuzluk problemine yardımcı oluyor. Mideye iyi geliyor. Balgam söktürücü etkisi var. Ihlamurun içinde uçucu yağ, tanen, şeker, C vitamini, reçine ve enzimler de bulunuyor. Mide şikayeti olanlar, ıhlamuru tek başına kaynatıp içerse hazmı kolaylaştırır. Ihlamurun içine biraz kekik, nane ve rezene katıp kaynatıp içerseniz hem mide yanmalarına, hem de bulantıya iyi gelir. Kan dolaşımını düzenleyen, kramplara iyi gelen, migrene birebir olan ıhlamurdan kabızlıkta da yararlanabilirsiniz.

    Hazırlanışı:  Bir tutam ıhlamuru (özellikle yapraklarını) hafifçe kaynatın ve demlemeye bırakın. Gün içinde 2–3 çay fincanı için. Özellikle akşam saatlerinde fazla içmemeye dikkat etmek gerekir, fazla miktarda alındığında uykusuzluğa neden olabilir. Yapraklarında çok miktarda klorofil taşımasından dolayı kansızlık durumunda kullanılmasında fayda vardır. Diğer çaylarda olduğu gibi ıhlamuru da hazırladığınız zaman için ve bir daha kaynatmayın.   

    Nane çayıİyi geldiği hastalıklar:  Nefes kokusunu önlemede çok etkilidir. Hafif antiseptik özelliği var. Mide bulantılarına karşı etkili. Koku veriyor. Ferahlatıyor. Çarpıntıya iyi geliyor. Soğuk algınlıklarında öneriliyor. Sinir sisteminde yatıştırıcı etki yaparak uyku problemlerine yardımcı oluyor.  

      Papatya çayıİyi geldiği hastalıklar: Sindirim sistemini düzenler. İdrar arttırır. Sinirleri yatıştırır. Gaz giderir. Ağrıları kesiyor. Antiseptik özelliği bulunuyor. Sizi yatağa huzurlu bir şekilde yatıracak bir çay. Sakinleştirici özelliği sayesinde papatya çayı, kaygılı ve sinirli bir bünyenin en iyi panzehiridir.

      Hazırlanışı: Bir tatlı kaşığı dolusu papatya çiçeğini, orta boy bir su bardağı dolusu kaynar suda haşlayın. Ancak kaynatmamaya dikkat edin. Çayı 8–10 dakika boyunca, üzerini kapakla kapatarak demledikten sonra, süzün. Günde 1 veya 2 fincan tüketin.

 

   Isırgan çayı- İyi geldiği hastalıklar: Teşhis edilemeyen şiddetli baş ağrıları, Kanser, Prostat büyümesi, Mide ve bağırsak ülseri, Böbrek ve safrakesesi taşı, Güçsüzlük ve bitkinlik halleri, Kansızlık ve alyuvarlar eksikliği, Demir eksikliği, Tüm alerjik rahatsızlıklar (bahar nezlesi dâhil), Egzama, Sarılık, Ergenlik sivilceleri, Fistüller. (abse sonucu oluşan akıntılı deliklerdir)  

  Isırgan çayının hazırlanışı: Isırgan çaylarının hazırlanışı: Isırganın yaprak, kök ve tohumları kullanılır.     

  Yaprak çayı: Yaprak çayı: 1 tatlı kaşığı dolusu ince kıyılmış ısırgan, 1 bardak kaynar suyla haşlanır ve 5–6 dakika demlendikten sonra süzülür. Tatlandırılmadan, sıcak olarak içilmelidir.

 Isırgan kökü çayı: 1 tatlı kaşığı ince kıyılmış kök, 1 bardak suda 5 dakika kadar hafif ısıda kaynatılır, 4–5 dakika kadar demlendirildikten sonra süzülür. Tatlandırılmadan, sıcak olarak içilmelidir.

Isırgan tohumu çayı: 1 tatlı kaşığı dolusu hafifçe ezilmiş tohum, 1 bardak kaynar suyla haşlanır, 8–10 dakika demlendikten sonra süzülür. Tatlandırılmadan, sıcak içilmelidir. Isırganın pilavı ve çorbası da yapılır. Taze toplanan ısırganlar iyice yıkandıktan sonra haşlanır. Haşlanmış ısırganlar migzerle veya elle ezilerek püre haline getirilir. İçine un katılır ve pişirilir. Tuz ve sarımsak ilave edilir.    

      Elma çayı- İyi geldiği hastalıklar: Nefes darlığı, Kalp hastalıkları, Bağırsak rahatsızlıkları, Karaciğer rahatsızlıkları, Romatizma, Şeker hastalığı, Uykusuzluk, Baş ağrısı, Cilt problemleri, Öksürük, Kabızlık, Gut, Romatizma, Böbrek rahatsızlıkları, Basur, Ses kısıklığı, Yüksek ateş, İshal, Sindirim güçlüğü, Damar sertliği, Mesane rahatsızlıkları.   

  Hazırlanışı: Kurutulmuş parçalarından çay yapabileceğiniz gibi kabuğuyla küçük parçalara böldüğünüz elmaları kaynatarak içine limon ve portakal ekleyerek çay olarak da tüketebilirsiniz.     

 Kuşburnu Çayı: İyi geldiği hastalıklar: Çok yoğun vitamin zenginliğinden dolayı vücudun dostudur. Vücutta dirilik sağlar.100 gram kuşburnu da 2 kg. Portakala eş değer ölçüde C vitamini bulunur. Kuşburnu soğuk algınlığı ve gripe karşı bağışıklık sistemini destekler. Gribal enfeksiyonlara yakalanmamak için günde 3 bardak kuşburnu çayı içilebilir. Raşitizm (D vitamini eksikliğinden çocuklarda oluşan kemik) hastalığına iyi gelir. Pis kanın vücuttan atılmasına yardımcı olur, yani etkin bir kan temizleyicidir. Bağırsaklarda bulunan kurt ve parazitleri düşürerek bağırsakları yumuşatır. Mide şişkinliğine, kramp ve hazımsızlığa karşı etkilidir. Öksürüğe iyi geliyor.  Kabızlığın giderilmesine yardımcı oluyor. Kuşburnunun bir başka önemi iltihaplı hastalıklardaki yararıdır. Eklem kireçlenmesi ve romatizma ağrılarının giderilmesinde faydalıdır.    

  Kuşburnu çayı nasıl hazırlanır? Kuşburnuları yıkayın ve büyük bir demliğe koyun. Tamamına yakın su ekleyin ve kaynatın. Ocağı kapatıp bir süre dinlendirin. Daha sonra tekrar kaynatın. İsteğe göre sıcak veya soğuk için. Buna Su ekleyerek birkaç gün boyunca içilebilir. Durdukça daha güzel olur.Veya 1 su bardağı kaynamış suya 1 tatlı kaşığı ince kıyılmış kuşburnu kabuğu eklenerek 8–10 dk demlenir, süzülerek içilir. Günde 3 bardak içilebilir. Tatlandırmak için şeker veya bal kullanabilirsiniz.     

     Ökse çayı: Halk dilinde burç da derler. Kavak, söğüt, elma ve armut ağaçlarının dalları üzerinde top biçiminde yetişir. Her zaman yeşil duran yaprakları sarımsı yeşildir.  Çok eskiden beri şifalı olarak bilinir.  Yaprakları ve sapları kullanılır. Tohumları ise zehirli olduğundan kullanılmaz.  Kalp krizine karşı çok etkilidir. Damar sertliklerine iyi gelir. Kanı durdurucu özelliği vardır. Burun kanamasını durdurur. Yüksek tansiyonu düşürür.      Yaprak ve sapları Mart –Nisan aylarında toplanır. Yapraklar üzerindeki tohumları varsa bunlar atılır. Sap ve yaprakları gölgede kurutulur.

      İnce kıyılmış yaprak ve saplardan yarım veya bir tatlı kaşığı ökse otu, orta boy bir su bardağı soğuk suda 8–10 saat bekletilir, ılıklaştırılır ve süzülür. Günde 1–3 bardak çay, aç karnına veya öğün aralarında içilir.

        

                                                      ŞİFA OLMASI DİLEĞİMLE

 

19 Temmuz 2009 Yayla Festivalinden özet görüntüleri "SEPETÇİOĞLU VE DİĞER VİDEOLAR" bölümüne tıklayarak izleyebilirsiniz. 

 

 

 

                Csm     : 0 543 895 84 53 

                İş         : 0 366 214 24 96

                Ev        : 0 366 215 05 19

               E-Mail : Bu e-Posta adresi istenmeyen postalardan korunmaktadır, görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

               Web    : www.abdullahcerkesli.com                                  

 

Son Güncelleme ( Saturday, 07 August 2010 )
 
SEPETCi OGLU TÜRKÜSÜNDE GECEN KiSLA ÖNÜ NEREDE?
Yazan acerkesli   
Monday, 09 August 2004

         

Image

Sepetçioğlu türküsünde geçen "kalk gidelim kışla önü aşağı" mısrasındaki KIŞLAÖNÜ, Kastamonu merkezdeki Kışla Parkı değil, Hacıoğlu köyü'nde SEPETÇİOĞLU'nun Konağı'nın (kışlasının) bulunduğu yerdir.
Son Güncelleme ( Thursday, 03 September 2009 )
 
HACiOGLU KÖYÜ NEDEN ÖNEMLiDiR?
Yazan acerkesli   
Thursday, 08 November 2007

 

 Image    

      HACIOĞLU köyünün önemi sadece ismini Oğuzlardan alması veya eski bir yerleşim yeri olması değildir.           Köyümüzü önemli kılan esas neden; Kastamonu’nun gurur kaynağı olan SEPETÇİOĞLU OSMAN EFE’nin bu köyden olmasıdır.
Son Güncelleme ( Friday, 11 January 2008 )
 
© 2010 abdullahcerkesli.com
Joomla! GNU/GPL lisansı altında ücretsiz bir yazılımdır.